T.C. ULAŞTIRMA,DENİZCİLİK ve HABERLEŞME BAKANLIĞI

Konu : Ticaret Gemilerinin Bilgilendirilmesi.

İlgi      :Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın 17/07/2009 tarih ve 96761 sayılı yazısı.

     İlgi yazıda, gemi işletmecileri, denizcilikle ilgili resmi kurum ve kuruluşlar, deniz güvenlik organizasyonları ile deniz haydutluğuna karşı harekat icra eden askeri komutanlık temsilcileri arasında deniz haydutluğuna karşı yapılan mücadeleye yönelik bilgi değişimi sağlamak, gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi vermek, anılan askeri ve sivil kurumlar arasında koordinasyon ve güven tesis etmek maksadıyla “Gemi İşletmecileri Denizcilik Bilgi Değişim Toplantısı”nın(Maritime Information Exchange Vessel Operators Meeting-MIEVOM) 06 Temmuz 2009 tarihinde Dubai Uluslararası Gemicilik Merkezi/Dubai-Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleştirildiği, toplantıya Türk Deniz Kuvvetleri ve Görev Kuvveti-151’i(CTF-151) temsilen CTF-151 Kurmay Başkanı Dz.Kur.Alb.Faruk DOĞAN’ın iştirak ettiği, anılan toplantıda;  

  1.   Control Risks Şirketi(Fidye Anlaşması Aracı Kurumu) Yöneticisi John WALKER (İngiltere) tarafından;

    1. Deniz haydutluğunun temelde adam kaçırmadan bir farkının bulunmadığı,
    2. Fidye pazarlığında deniz haydutlarının her zaman almayı beklediklerinden fazlasını talep ettikleri,
    3. Anlaşmaya kısa sürede ulaşılması durumunda kolay hedef durumuna düşüldüğü, bu hususun da deniz haydutlarını cesaretlendirdiği,
    4. Deniz haydutluğu vakalarında kaçırılma girişimi esnasında kaçanların ve kurtarılma girişiminde rehinelerin büyük bir kısmının ateş altında kalarak yaralanma ve ölümle sonuçlanan durumların kuvvetli bir olasılık olduğu, kaçırıldıktan sonra da rehineler açısından stres veya diğer sağlık koşullarından olumsuz gelişmelerin beklenmesi gerektiği,
    5. Ticaret gemilerinde silah bulundurmalarını tavsiye etmedikleri,
    6. Mevcut tecrübelerden deniz haydutlarının başarı şansının %75 civarında görüldüğü,
    7. Asıl önemli olanın deniz haydutlarını kullananların tespit edilmesi, onların deniz haydutlarına nasıl ulaştıklarının anlaşılması gerektiği,
    8. Kurumsallaşmış bir danışma ve değerlendirme sürecine ihtiyaç duyulduğu,
    9. İyi eğitimli gemi personelinin gemisini korumasının mümkün olduğu, ancak kendilerini tehlikeye atmaları için bir sebep bulunmadığı,
    10. Fidye pazarlığının bir iş dalı olduğunu, yapılacak görüşmelerin profesyonelce yapılması gerektiği, deniz haydutları tarafından bilinen kurum ve kişiler aracılığı ile yapılacak pazarlık görüşmelerinin süreci kısaltacağı,
    11. Maksatlarının rehinelerin zamanında ve güvenli olarak salıverilmeleri olduğu,
    12. 2007 yılında 77, 2008 yılında 135 olayla ilgili fidye görüşmesi yaptıkları,
    13. Şirketin dünyanın muhtelif bölgelerindeki 27 bürosu ile faaliyet gösterdiği ve bu konuda dünyadaki en büyük bilgi altyapısına sahip olduğu,  

  2.      hususlarını içeren,  

  3.  Holman Felwick Willan Hukuk Şirketi Temsilcisi Simon CARTWRIGHT(İngiltere) tarafından;  

    1. Gemi kaçırma olaylarında hukuki açıdan, arabulucuların tespit edilmesi, fidye ile ilgili detayların planlanması, gemi sahipleri veya kiracılarının hukuki hak ve sorumlukları konularının dikkate alınması gerektiği,
    2. Ayrıca, basın ve halkla ilişkiler ile rehine aileleri ilişkilerinin hukuki sonuçları itibariyle önem arz ettiği,
    3. Fidye ödemenin yasa dışı oluşumlara katkısı nedeniyle bazı ülkelerde suç sayılmakla birlikte, İngiltere ve BAE’de suç olmadığı, bu nedenle fidye ödeme konusunda terörizm ve kara para aklama ile mücadele eden kurumlarla iş birliğinin faydalı olduğu,
    4. Bununla birlikte fidye parasının dağıtımının, rehinelerin hayatını tehlikeye atmayacak ve müteakip fidye pazarlıklarını tehlikeye düşürmeyecek şekilde gizli tutulması gerektiği  

  4.      hususlarını içeren “Hukuk Uygulamaları” konulu,  

  5.      İngiltere Deniz Kuvvetleri temsilcisi Dz.Bnb. Steve ADAMSON tarafından;  

    1. Somali’nin kuzeyindeki grubun daha dağınık ve daha az organize olduğu, buna mukabil güneyindeki deniz haydudu gruplarının daha organize oldukları,
    2. Deniz haydutlarının dünyanın her tarafına yayılmış Somalili aileleri ile çok yoğun telefon görüşmeleri yaptıkları, bu görüşmelerden önemli istihbarat bilgilerinin edinildiği,
    3. Somali’nin yurt dışındaki azınlıklarının deniz haydutluğunu finanse ettiği,
    4. Deniz haydutlarının lideri durumunda olan kişinin denize fiilen gitmediği, faaliyetlerini karadan yönettiği,
    5. Fidyenin de her ülke bayrağına ve gemisine göre rayiç değerinin olduğu, örneğin Amerikalı bir gemiadamından Filipinliye göre daha fazla fidye talep edildiği,
    6. Fidye ödenmesinin reddedilmesi halinde gemi personelinin sahile alınıp dağıtılarak, gemiden de para kazanacak şekilde istifade edildiği,
    7. Fidye alınırsa üçe bölünerek bir parçasının yardım maksadıyla ülke içinde kullanıldığı, diğer parçasının korsanlarla komite arasında pay edildiği,
    8. Rehinelerin hastalık, susuzluk, açlık içinde olduğu söylentilerinin yayılmasının deniz haydutları tarafından uygulanan bir müzakere taktiği olduğu, kurtarılan rehinelerden bu tür haberlerin doğrulanmadığı,
    9. Deniz haydutlarının gemi personelini telefon etmeye teşvik etmelerinin fidye ödeyecekler üzerindeki baskıyı artırmak için olduğu,
    10. Deniz haydutluğu ile terörizmin bir bağlantısı olduğunun bugüne kadar tespit edilemediği,

     hususlarını içeren genel değerlendirme takdimi yapıldığı belirtilmektedir.

     Bu kapsamda, Control Risks Şirketi’nin takdimi ve Holman Felwick Willan Hukuk Şirketi’nin Hukuk Uygulamaları konulu takdimi Ek’te yer almakta olup, anılan hususlarda gemi sahipleri, işleticileri, kaptanları ve acentelerinin bilgilendirilmesi hususunda bilgilerinizi ve gereğini arz/rica ederim.

    EK1

    EK2